Ayten Ertuğrul

Ayten Ertuğrul

Website URL: E-posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Cuma, 26 Mart 2010 23:18

Na'vi Halkında Gördüklerimiz

Avatar filmi insanın en hassas noktalarına dokunduğu için bu kadar beğenildi muhtemelen. Görselliğin yanında, insanlara kendinden üstün gördüğü, özeneceği bir hayat tarzı sundu. Na'vi olmak istiyorum tarzı facebook grupları aldı başını gidiyor. 

Ben de insanların Na'viyi neden bu kadar beğendiği üzerine düşündüm. Aslında modern toplumun kaybettiği belli değerleri temsil ediyorlar bence. Bunları şöyle sıralayabilirim:

Beden eğitimi: İnsanlar git gide bedenleri üzerindeki hakimiyetlerini azaltmaya, fiziksel aktivitelerden uzaklaşmaya başladı. Artık hareketsiz, sağlıksız ve dolayısıyla görüntü olarak da deforme olmuş nesiller yetişiyor. Zayıf kalmaksa sağlık için değil, görüntü için oldu. 

İnsanlar güçlü, atletik, vücutları üstünde kontrol sahibi ve onu potansiyeli ölçüsünde kullanmaya dikkat eder olmaktan vazgeçiyorlar. Şehir yaşamı bunu getiriyor.

Doğa dostu yaşam: Tüketim alışkanlıkları ve hayat tarzımız, giderek doğaya zarar veren ve onu dışlayan bir hal aldı. Yedik içtiklerimizden tutun, günlük aktivitelerimizin her alanına bu yayıldı. Şehirlerde en son kimin eli-ayağı toprağa değdi ki?

Bunun yanında, hayvanlar giderek toplumun dışına itildi, hastalıklı ve pis olmaktan başka bir şey değil gibi algılandı bazı çevrelerde. Ekosistem denen şey bilim kitaplarında kaldı, günlük hayatta neredeyse kimse doğanın bütünlüğü üzerine düşünmüyor.

Tek eşlilik: Her ne kadar fiziksel yapının çok eşliliğe ittiği söylense de insanın ruhsal eğilimi bence tek eşlilik yönünde. Yaşam boyu güvenilecek ve sevilip sevilecek bir ilişki her ruhun ihtiyacı.

Dini hayat: Belli bir üstün varlığa inanma ve ona güvenme arzusu. Özellikle zor zamanlarında sığınacak bir kapı, yaşatılacak bir umut olması. 

Genel olarak birşeylerden bahsedersek de, kimseye zarar vermeden kendi hayatı içinde, küçük şeylerden mutlu olarak, herşeyi derinlemesine görerek sürdürülen bir hayat tarzına özlem var diyebiliriz.
Cuma, 26 Mart 2010 23:15

Saheylu

Çevreden gördüğüme göre insanların Avatar'ın konusunda genelde en beğendiği şey saheylu idi. Aslında Saheylu üstüne düşününce bence ona "farkındalık" ve "empati" denilen duyguların fiziksel olarak anlatılması diyebiliriz. Yani saheylu basitçe bakıldığı zaman karşı tarafın hislerinin farkında olmak ve kendi hislerimizi de ona aktarabilmek.
Aslında bu, insanların da yapabildiği bir şey. Ancak çaba göstermek ve özverili olmak gerekiyor bunun için, bizde organik bir bağ ile olmuyor bu. Yine de saheyluyu seven herkesin karşısındakine, bu insan olsun hayvan olsun, onu anlamaya çalışarak özveri göstermesini dilerdim. Böylece Na'vilerde beğendiğimiz bir değeri insanlıkta yaşatmış olurduk.

Ben Neytiri'den ve Na'vinin bana nasıl yeni bir bakış açısı kazandırdığından bahsetmek istiyorum. Bu film yıllar sonra benim güzel olarak algıladığım şeyi sorgulamama ve yeni bir görüş kazanmama vesile oldu.

Bundan 10 yıl önce eminim çoğumuz ki Yüzüklerin Efendisi üçlemesini gördük, dolayısıyla Arwen'i de. Arwen benim için ideal kadın yüzünün en somut örneği oldu o zamandan beridir. Aslında günümüz güzellik anlayışı içinde de öyle konumlandırılabilir. En güzel denen başka kadınları düşünelim, Angelina Jolie, Megan Fox, Natalie Portman, daha niceleri ve hepsi aynı çizgideler, temel olarak da birbirlerine oldukça benziyorlar: Güzel göz, küçük burun, dolgun bir dudak, düzgün kaşlar...Tabi ki modern güzelliğin vazgeçilmez kabul edilenlerinden, iyi birer makyaj.

Sonra Neytiri geldi karşımıza. Muhtemelen size de öyle olmuştur, filmin ilk sahnelerinde ilerikilerde olduğu kadar güzel gelmedi gözüme. Yadırgadım hatta görüntüsünü. Birbirinden ayrık iki sarı göz, normalde kusur sayılacak genişlikte ve eğri inen bir burun, mavi ve benekli bir ten, kocaman sivri kulaklar.

Film ilerledikçe, insanın bakışı değişmeye başlıyor. O gözlerdeki bakış, sağlam ve kendine güvenli duruş, içten gülümseme, yapaylıktan uzak bir görünüş karakterinin güzelliğiyle de birleşince Neytiri insana gördüğü en güzel kadınlardan biri gibi görünmeye başlıyor.

İşte bu yüzden görüşüm değişti diyorum. Güzellik hakkatan şekil meselesinden öte, karakter, hal tavır, içtenlik ve doğallıkmış. Güzel bir gülüş ve anlamlı bakan gözler diğer her şeye üstün gelirmiş. Bu yüzden diyorum ki, Neytiri günümüz güzellik anlayışına karşı doğal güzelliğin zaferidir.